Thursday, June 12, 2008

Viral Marketing

Viral Marketing


Think a “Virus” as a marketing tool. There is nothing better than a “virus”, in order to create a maximum effect, in a limited time and with a minimum budget. Every marketer wants to create an impressive behaviour and thinking style in their target market, but this is not an easy task. In order to reach this point, only possible with the help of “virus”.

There are many lessons to be learned from viruses who is dealing with marketing, however we all do not like the viruses in our daily lives and computerized environment. Viruses, grows alone and proceeds by spreading.

Most of the people who is dealing with marketing activities, are desperately working on new concepts and new approaches in the large market economies. Virus should be accepted as a new marketing technique called Viral Marketing like its spreading methods, eventhough we do not like its name and its effects.

We are under the effect of this marketing technique in the social networks such as Facebook, MySpace, Google, YouTube, LinkedIn, Flickr, etc. The social networks on the internet are the main places of this viral marketing activities. Under this effect, we are reading, dealing, and helping to the virus to be spread. We are acting as an instrument to the companies, by getting the marketing task from them then doing and spreading. Even at the end, we are buying and helping to the brands to be stronger.

There are very basic principles of Viral Marketing. Inevitably with these principles it will be very successfull by spread the subject and succeed the campaign at the end.

* Stealth to your target market. With the help of different campaigns, collect the customer information and be always in mind of the customer with interactive applications.

* First free, then payment. Present your products as “free”, if they like the product with your criteria, then collect the payment.

* Be “Fashion”, and leave your message to the behaviour of your target society. Make your message as a “fashion” and stay in the minds. Your target society will spread your message by using, e-mail, internet, web, and satisfy the awareness. Just so, create a message that can be fashion.

* Be host, dont act like a virus. Viruses are rejected in the natural life and in the computerized environments. That’s why do not act as a virus, act very close and host.

* Move along with the loose connections. Sociologists found that the people who has casual connections have more effect on the communities than the people who has fewer but strong connections. That’s why, use the casual connections to proceed, and grow by dividing.

* Invest on your strategy until you reach to the top point. Viruses, do not become epidemic, until they reach to the top point. That’s why, continue your work until you spread widely. Start with small steps, then divide fastly and grow.

When we look to the examples of at the internet world and consumption world, you will see that we are in this viral effect. I kindly advise you to evaluate these leads, by revising your marketing strategies, in order to become a brand, to become a prevalent, to increase your value.

Mehmet Bilginsoy – June 2008

Viral Pazarlama

Viral Pazarlama


Virüsü bir pazarlama aracı olarak düşünün. Az zamanda, düşük bütçeyle, en yüksek etkiyi yaratmak için, virüsten daha iyi bir şey yoktur. Her pazarlamacı, hedeflediği pazarda çok iyi bir davranış ve düşünce etkisi bırakmak ister; ancak, bu o kadar kolay bir şey değildir. Bu amaca ulaşmak, ancak “virüs” yardımıyla gerçekleşir.

Her ne kadar normal hayatımızda ve teknolojik ortamlarımızda kaçınsak da, pazarlamayla uğraşan her kişinin virüslerden alacağı dersler vardır. Virüsler, kendi başlarına ürerler ve kendi başlarına hareket ederek ilerlerler.

Hemen hemen tüm pazarlama faaliyetleriyle uğraşanlar, yoğun pazar ekonomilerinde yeni yaklaşımlar bulmak için umutsuz bir çaba içindedirler. Virüs adı, ne kadar kötü ve itici olursa olsun, kabul etmek gerekir ki, bir virüsün yayılmasında kullanılan teknikler gibi yeni pazarlama tekniği olarak “viral pazarlama” tekniğini kabullenmemiz gerekir.

Üyesi olduğumuz Facebook, Myspace, Google, eBay, YouTube, LinkedIn, Flickr, vb. sosyal network’lerde bu pazarlama tekniğinin etkisinde kalıyoruz. İnternet üzerinde yayılan sosyal network’ler, pazarlama faaliyetlerinin en yoğun olduğu noktalar. İster istemez bu etki altında okuyor, ilgileniyor ve virüsün yayılmasına yardımcı oluyoruz. Bu pazarlama faaliyetlerine hepimiz alet olup, bu firmalar adına faaliyetleri üstümüze alıp yapmaya başlıyor ve yayılmasını hızlandırıyoruz. Hatta, sonunda kendimiz de satın alıp markaların güçlenmesini sağlıyoruz.

Viral pazarlamanın çok basit ilkeleri bulunmakta. Bu ilkelerle, başarılı bir şekilde ürün ve konuyu yaymanız ve sonunda kampanyanızın başarılı olmasını sağlamanız kaçınılmaz.

* Hedeflenen pazara gizlice giriş yapın. Hedeflediğiniz pazardaki kitlelere yönelik farklı kampanyaların desteğiyle müşteri bilgilerini alın ve interaktif uygulamalarla akıllarda kalın.

* Önce bedava sun, sonra ödemeyi al. Ürünlerin sunumunda her şeyi bedava sunup, verilen kriterlere göre ürün beğenilirse ödemenin alınması yoluna gidin.

* Vereceğiniz mesajı hedeflediğiniz topluluğun davranış şekline bırakın, “moda” olun. Hazırladığınız pazarlama mesajının akılda kalacak şekilde moda olmasını sağlayın; hedeflediğiniz topluluk, bunu e-posta, internet, web gibi teknikleri kullanarak yayacak ve tanınırlığı artıracaktır. Yeter ki moda yaratabilecek bir mesaj yaratın.

* Virüs gibi değil, yakın bir dost gibi davranın. Virüsler, doğal yaşam ve bilgisayar ortamlarında kabul edilmezler ve yok edilmeye çalışılırlar. Bu yüzden, kesinlikle bir virüs görünümüne girmeyin, yakın davranın.

* Zayıf bağlantıları kullanarak ilerleyin. Sosyologlar, araştırmalarında, çok sayıda günlük bağlantıları olan kişilerin, az sayıda kuvvetli bağlantıları olan kişilere göre, topluluklar üzerinde daha fazla etkileri olduğunu gözlemlemişlerdir. Bu yüzden, daha zayıf olan günlük ve sosyal bağlantıları bulunan toplulukları hedefleyin.

* En üst noktaya gelene kadar pazarlama stratejinize yatırım yapmaya devam edin. Virüsler, en üst noktaya gelmeden salgın oluşturmazlar. Bu yüzden, mümkün olduğunca yayılımı sağlayacak şekilde çalışmalarınıza devam edin. Başlarda küçük adımlarla ilerleyip, daha sonra hızlı bölünerek büyümeyi sağlayın.

İnternet ve tüketim dünyasındaki örneklere baktığınızda, yukarıda adımlarını saymış olduğum viral etkinin içinde olduğumuzu göreceksiniz. Pazarlama stratejilerinizi gözden geçirip, farklı bir şekilde yaygınlığı artırmak, marka olmak ve değerinizi yükseltmek için, bu önerileri bir ara değerlendirmenizde fayda görüyorum.

Mehmet Bilginsoy – June 2008

Sunday, June 1, 2008

Synchronization

Synchronization

In our business life, for our requirements the usage of the technology is so much that we need to use till the end of it in every stage. We prefer to delegate to someone about some tasks such as implementation of the business plans, the projects and the daily tasks, instead of doing ourselves. In other words, that’s what we called “Using Outsourcing”. These decisions are taken because of either because of the outcomes of cost & benefit analysis or the habits which gained after some time. Generally speaking, we start to use technology for speed, for efficiency, for easy and right results for the things that we did and we will do; unfortunately we don’t usually come to a point where we are expecting a right finish.

It is necessary not to forget that, outsourcing brings some disadvantages while it creates advantages. These disadvantages are very dependent to the subject of the required service. Outsourcing causes to increase in dependency while it brings cost, process problems, different legal aspects in some places. It is useful to do wide analyses in order to select the right outsourcing subject for balanced usage. Especially for your core business, without using outsourcing option, you should do the tasks by your capabilities and your staff. Setting up a good strategy, will provide right steps for the future.

Internet usage, mobile applications and technological infrastructures are developing with an unsyncrhonized speeds. They are providing different benefits to our lives and create dependency. On the other hand, unscynchronization of the developments creates black holes, in order to get away from these black holes we should complete everything with ourselves. In the countries where the development and technology strategies are very well planned, the benefits of technology implementations for the business life are in the first priority. This type of plans and applications are providing high benefits to the countries’ development and it is observed that the people in these countries who are using these technologies are also developing rapidly.

It should be understood that if the activities of foreign investors, enterpreneurs, capital owners in that country, are speedy, easy and efficient, then that country also develops rapidly. It provides an unbelievable increase in efficieny, if the regulations and applications serve from a single point, if we do not always prove ourselves in every application to government bodies and to institutional places, if a trust environment created and if the control & audit mechanisms works perfectly. Otherwise, we can stuck into the problems, while we can progress rapidly where we use high technology.
We will continue to use the technological and mobile applications in order to gain more benefits, but we will also continue to search for a better one in every opportunity. It is impossible to wait for a synchronization of this type of applications with processes; but it is possible to reach a desired state with the regulations and plans mentioned above.
But, When? ....

Mehmet Bilginsoy – June 2008

Senkronizasyon

Senkronizasyon


İş hayatımızda istediklerimizi yapabilmek için teknolojinin kullanımı o kadar arttı ki her yerde, her aşamada teknolojiyi son noktasına kadar kullanma isteği içindeyiz. İş planlarının gerçekleştirilmesi, projelerin uygulanması, günlük ihtiyaçların karşılanması gibi noktalarda, kendi kendimize yapmamız gereken şeyleri, bazı durumlarda başkalarına yaptırıyoruz; diğer bir deyişle, dış kaynak kullanıyoruz. Bu eylemlerimiz, ya gerçek maliyet-fayda analizleri sonucunda, ya da bir noktadan sonra alışkanlıklar halinde seyrediyor. Yaptıklarımızın ve yapacaklarımızın hızlı, verimli, kolay ve doğru sonuçlu olması için teknoloji kullanalım diyerek başlıyor; ancak, her zaman beklediğimiz doğru sonuca ulaşamıyoruz.

Dış kaynak kullanımının, bir yandan avantaj yaratırken, diğer yandan birtakım dezavantajları beraberinde getirdiğini unutmamak gerekir. Bu dezavantajlar, hizmet konusunun ne olduğuna çok bağlıdır; bazı yerlerde maliyet, süreç zorluğu, hukuki olumsuzluklar yaratırken, bazı yerlerde de bağımlılığın artmasına neden olmaktadır. Seçilecek dış kaynak kullanımı etkinliğinin dengeli bir şekilde kullanılması için etraflı bir analiz yapmanın faydası vardır. Özellikle ana işinizi, dış kaynak kullanımına gitmeden, kendi kadro ve yetkinliğiniz ile çözmeniz gerekmektedir. Stratejinin iyi kurgulanması, ileride atılacak adımların tutarlılığını sağlayacaktır.

İnternet kullanımı, mobil uygulamalar ve teknolojik altyapı destekleri, birbirinden farklı hızlarda gelişmekte ve hayatımızda fayda sağlayıp bağımlılık yaratmaktadır. Diğer yandan, gelişmelerin senkronize olmaması, bazı kara deliklerin oluşmasına neden olmakta ve bu kara deliklerden kurtulmak için kolları sıvayıp herşeyi kendimizin yapması gerekmektedir. Gelişim ve teknoloji stratejileri iyi saptanmış ülkelerde, teknolojinin iş hayatına uyarlanmasının sağlayacağı faydalar, en üst düzeyde olacak şekilde planlanmaktadır. Bu tür planlama ve uygulamalar, o ülkenin gelişimine büyük bir fayda sağlarken, ülkenin teknoloji kullanan toplumunda da gözle görülür bir gelişme olmaktadır.

Yabancı yatırımcıların, serbest girişimcilerin, sermaye sahiplerinin bir ülkedeki faaliyetlerinin hızlı, kolay ve verimli olmasının sağlanması, o ülke ekonomisinin büyümesi ve gelişiminin hızlanması anlamına gelir. Düzenleme ve uygulamaların tek noktadan sağlanması, kendinizi kamusal ya da kurumsal olarak başvurduğunuz yerlerde defalarca ispatlamamanız, güven ve beyan ortamının oluşması, kontrol ve denetleme mekanizmalarının mükemmel bir şekilde çalışması, inanılmaz bir verim artışı sağlayacaktır. Aksi takdirde, bazı noktalarda teknolojinin getirdiği olanaklar çerçevesinde çok hızlı bir şekilde ilerlerken, diğer noktalarda takılıp yavaşlamak kaçınılmaz olacaktır.

Teknolojik ve mobil uygulamaları, işimize ve kendimize fayda sağlaması için kullanmayı sürdüreceğiz ve her fırsatta daha iyisinin arayışına gideceğiz. Bu tür uygulamaların süreçlerle senkronize haline gelmesini beklemek mümkün değil; ancak, düzenlemelerin gerçekleştirilmesiyle belirli bir süre sonra istenen seviyeye ulaşılması mümkün. Ancak, ne zaman?..

Mehmet Bilginsoy – June 2008

Friday, May 16, 2008

Not to be Lost in Chaos


Not to be Lost in Chaos




Are you aware? We were able to direct our life without requiring any assistance, any guide and any orientation. But, today we are directing ourselves and our lives either with a help of guide or with a point of help. When we investigate the reason, we see that we are under the information bombardment. Especially mobile gadgets and devices, internet, advertisement world and competition are the premier carriers in this information load. We need to predicate a qualitative usage of information instead of a quantitative usage.

The usage of information in the competition environments shapes up with collection of information from various resources, fastly accesible, predictable results by using logical and mathematical relations. The companies who could realize these highly contribute to their businesses positively.

To step, to decide and to walk with right steps, depends how you are the master of the situation or subject. We usually do a helicopter look to see bigger picture for problems, and define our way how to proceed.

Global Positioning Systems ( GPSs), are very good indicators of our thinking and decision making systems. To fix one’s place; for the people who wants to route themselves to reach to a point, by facing different things, and what they should do at which point. They look from a different angle and from top to those situations, and they find where they are, and what they should do, and easily take right decisions.

Without mentioning these positioning systems, we already use the same approach in our daily lives. Business Intelligence and Data Mining technologies will always keep their importance, and provides right decision making and save our business. There are new concepts that take this as a basis. The concepts like Business Positioning Systems – BPS, People Positioning Systems – PPS, are minimizing decision taking times and provides to executives where they are on their businesses as a solution.

At the moment, in complex and heterogenous systems, information, data and pre-defined reports are only collecting within the defined time periods. This makes slower for decision making processes, and because of this management can not see the wanted results in any time.

Presently, within the importance of information usage and with the speed of competition, you can act like a pilot who uses his dashboard. And with the help of these applications you can accomplish your mission by becoming a pilot of your business.

In order not to lose yourself in chaos, to set your direction, to take fast and right decisions, to be able to step ahead with predictive analysis, usage of “positioning systems” will increase in the near future. And with an unknown reason it seems that there will be new problems while these systems create an easy life for us.

Mehmet Bilginsoy – May 2008

Karmaşada Kaybolmamak

Karmaşada Kaybolmamak


Farkında mısınız? Eskiden bu kadar fazla rehbere, yönlendirmeye ve kılavuza ihtiyaç duymadan işlerimizi ve hayatımızı yönlendirebiliyorduk. Fakat, bugüne baktığımızda, ya bir kılavuz, ya bir yardım noktası, ya da bir rehber vasıtası ile, kendimize ve yapacaklarımıza yön buluyoruz. Nedenini araştırdığımızda, yüksek oranda bir bilgi bombardımanına tutulduğumuzu görüyoruz. Özellikle mobil cihazlar, internet, reklam dünyası ve rekabet, bu bilgi yüklemesinde en önde yer alan taşıyıcılar. Bilginin ve verinin miktarca çok olmasından ziyade, gerekli bilginin kaliteli bir şekilde kullanılmasını esas almamız gerekir.

Rekabet ortamlarında bilginin kullanımı, değişik kaynaklardan derlenmiş, hızla erişilen, mantık ve matematiksel ilişkileri de kullanıp ileriye yönelik tahmini yönlendirmeler yapabilen şekillerde olmaktadır. Bunu gerçekleştirebilen kuruluşlar, işlerinin ilerlemesine büyük katkı sağlamaktadırlar.

Bir sonraki adımı atmak, karar vermek ve doğru adımlarla yürüyebilmek, o konuya ya da işe ne kadar hakim olduğunuzla belirlenir. Çözeceğimiz problem ve sorunlarda, her zaman geriye çekilip geniş açıdan bakmaya, büyük resmi görüp burada yolumuzu belirlemeye çalışırız.

GPS’ler (Küresel Konumlandırma Sistemleri), düşünce ve karar alma sistemimizin çok güzel bir göstergesidir. Yönünü belirlemek; gideceği noktaya varırken ne ile karşılaşacağını, hangi noktada ne yapacağını ve ne tarafa yönleneceğini bilmek isteyenlerin, çok yukarıdan tüm resme bakıp, nerede olduklarını ve ne yapmaları gerektiğini saptayıp bu konuda doğru karar vermelerine yardımcı olur.

Bu tür konumlandırma sistemlerini, ismini hiç vermesek de günlük hayatımızda zaten uygulamaya çalışırız. İş zekası ve veri madenciliği gibi bilgi teknolojileri konularında her zaman önemini koruyacak olan kavramlar, kendi işimiz hakkında doğru karar vermemizi ve aynı zamanda işimize hakim olmamızı sağlar. Bunu temel alan yeni kavramlar ortaya çıkmaya başladı. BPS (İş Konumlandırma Sistemleri), PPS (Kişi Konumlandırma Sistemleri) gibi kavramlar, artık bir çözüm halinde, karar verme sürelerini minimuma indirirken, aynı zamanda anlık olarak üst düzey yöneticilerin işlerinin hangi noktada olduğunu gösteriyor.

Şu anda kullanımda olan karmaşık ve heterojen sistemlerde, bilgi ve veri, önceden tanımlanmış raporlar, ancak önceden belirlenen zaman aralıkları içinde toplanabiliyor. Bu da yönetimin istediği anda istediği sonucu görmesine engel oluyor.

Rekabetin hızlandığı, bilginin kullanımının çok önemli olduğu günümüzde, adeta bir pilotun kumanda tablosuna göre hareket etmesi gibi, bu uygulamalar yardımıyla işinizin pilotluğunu yaparak misyonlarınızı başarıyla tamamlayabilirsiniz.

Karmaşıklığın içinde kaybolmamak, yönünüzü rahat bir şekilde belirlemek, hızlı ve doğru kararlar verebilmek, kesin tahminli analizlerle bir sonraki adımları atabilmek için, “konumlandırma sistemleri”nin kullanımı, önümüzdeki günlerde fazlalaşacak ve bu, hayatımızı yüksek oranda kolaylaştırırken, şu anda bilemediğimiz bir şekilde yeni problemleri de doğurabilecek gibi görünüyor.

Mehmet Bilginsoy – May 2008